Her anne baba
için, çocuğunun kendi ayakları üzerinde durması, bağımsız, mutlu ve başarılı
bir birey olması en büyük hayallerden biridir. Bu hayal için de her anne baba
elinden geleni yapmaya çalışır.
“Birey”
kelimesinden de anlaşılacağı gibi, “ insanların benzer yanlarını kendinde
taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.”
anlamına gelmektedir. (TDK Sözlüğü)
Birey olmak da
insan yaşamı içerisinde bir süreç gerektirir. Bu süreci, özerkleşme,
bireyselleşme- bağımsızlaşma olarak da tanımlayabiliriz.
Özerklik kavramı çocuğun
ilerde kendi başının çaresine bakabileceği ve kendine yetebileceği özellikleri
kazanabilmesi, bağımsız olma durumu ya
da kendi kendini yönetebilmesi olarak düşünülmektedir. Anne babanın çocuğuna
yaşına, yapısına, çevreye, ihtiyaçlarına göre koyduğu sınırlar içinde çocuğun
bağımsız hareket edebilmesi, karar verebilmesi,
seçimlerde bulunabilmesi,
sorumluluklarını alabilmesidir.
Özerk olma sağlıklı gelişimin önemli bir göstergesidir. Çocuğunuz yeri
geldiğinde size karşı çıkabiliyorsa, “hayır” diyebiliyorsa, zaman zaman sınırları
zorluyorsa, bu durum aslında bir noktaya
kadar gelişim için sağlıklı bir süreçtir.
Çocuk, büyüdükçe yeni deneyimler kazanmaya,
becerilerini geliştirmeye ve kendi öz denetimini kazanmaya başlar. Çocuk bu
süreçte, ileride oluşturacağı özerkliğini ve bağımsız kişiliğini ne noktaya
kadar ayarlayabileceğini anne babasının onun için oluşturduğu çevreyle ve bu
çevrenin sınır ve kuralları yanında anne babasının çocukla ilgili imajıyla
belirler. Anne-baba, bazen “çocuk” için olduğu düşüncesiyle, onun gelişiminin
önüne geçerek çok şey vermeye çalışır ki; çocuğun kendi doğal gelişiminin
yönünü engelleyebilir. Bu sürecin tam tersi, yeterince destek sağlanamayan
durumlarda da, çocuğun gelişimine uygun
olmayan örüntülerin oluşmasına neden olabilir.
Çocuk 2 yaşından
itibaren bireyselleşmenin denemelerini anne babanın sınırlarını zorlayarak
yapmaya başlar. Bu küçük denemeler aslında ileride bağımsız bir birey olma
yolundaki ilk adımlardır. Yürümeyle
başlayan bu süreç, annesinden bağımsız olarak, kendi isteği ile girişimlerde
bulunmayı beraberinde getirir. Çocuk özerk olarak hareket etmekten ve bağımsız
davranışlardan hoşlanmaya başlar. Çocuğun kendi davranışları, tutumları
karşısında, çevresindekilerden aldığı tepkilerin, karşılaştığı tavır, ses tonu, göz teması ve
beden dilinin çocuğun davranışlarına uygun olması önemlidir. Bu dönemden itibaren çocuk kendi
davranışlarını kendisinin kontrol edebileceğini öğrenmeye başlar. Anne ve
babanın çocuğun özerk davranışlarını teşvik etmesi önemlidir. Anne baba aşırı
kontrol ederek, cezalandırarak çocuğun girişimlerini engellerse, çocukta kendi
yetenekleri ile ilgili kuşku ve utanç duyguları gelişebilir. Aynı
zamanda çocuk bir otoritenin ya da kontrolün olmadığı durumlarda nasıl
davranacağı konusunda oto kontrolünü kazanamadığı için uygun olmayan
davranışlar içine girebilir.
Üç yaş
dolaylarında ise, çocuk sorumluluk duygusunu yavaş yavaş anlamaya başlar. Anne
baba bu dönemden itibaren çocuğu kendi başına bir şeyler yapması için
destekleyebilir, kendine ait eşyaları düzenlemesi için teşvik edebilir, çocuğun
kendi işini yapabilmesini ve kendisini yönetmesini öğretebilir, kendi
önerdikleri seçenekler arasından birisini seçmesi ve karar vermesi konusunda
yardımcı olabilirler. Yaşına ve gelişim sürecine uygun görevler verilmesi, çocuğun kendine yönelik güveninin gelişimi
için en önemli noktalardan biridir. Aile
gereğinden fazla koruyucu ve kollayıcı bir tutum içinde olduğunda ise, çocuğun
benlik saygısı tam olarak gelişemez. Bu durum çocuğun girdiği sosyal ortamlarda
da sıkıntı yaşamasına ve çevreye uyum sağlamada zorluk yaşamasına sebep
olabilir. Özerkliği öğrenememiş olmaları kendi sorumluluklarını
öğrenebilmelerini de engeller.
Özerkleşme aynı
zamanda bağımlılığı bağlılığa da dönüştüren bir süreçtir. Çocuk anne babadan ayrımlaşırken,
kendini ortaya koymaya çalışırken, zaman zaman gerek anne babalar gerekse
çocuklar için bu süreç sancılı olabilmektedir.
Bu sancılı süreçte anne babanın çocuğu desteklemesi ve çocuğun yaşamı, yaşına
uygun bir şekilde düşe kalka öğrenmesine fırsat vermesi önemlidir.
Çocuğun
gelişiminin önemli olduğu erken yaşlarda çocuğa verilecek en büyük destek,
kendi özerkliğini kazanmasını teşvik etmektir ki, bu durum çocuk için, geleceğe
yapılmış bir yatırımdır.
Çocuklarımız için yapabileceğimiz en iyi şey onları sevmek ve
yaşına
uygun özgürlüğü
vermektir. Ve sevgi özgürlük verebildiği
zaman gerçek sevgidir.
(Osho Çocuk’dan)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder