Zaman akıyor, gün dönüyor.

Sonbahar başlangıcı, yeni bir maceraya doğru yol almak benim için. Duygularım karışık. Her tatil bitişi, yaz dönüşü bir sezonun bitişi, yeni bir sezonunun başlangıcı gibi.
Rüzgar havada kıpraşırken hayaller kuruyorum bugünle, yarınla, kendimle, ailemde ilgili. Kendince resmediyorum dünü, bugünü, yarını. Güneş yaprakların arasından benimle oynaşırken, kirpiklerimin arasından gökkuşağını görüyorum. Ayaklarım rüzgarla hafifçe dans eden çimenlerde geziyor. Rüzgarın bıraktığı tını, sanki benimle konuşur gibi.
Diyor ki;
"Aslında mutlu olmak ne kadar kolay, huzur ne kadar yakın, barış içinde yaşamak hayal değil. Aslında herşey zihnimde, zihnimizde.
Ben yaratıyorum mutlu olmayı da mutsuzluğu da..... Huzuru da huzursuzluğu da.....
Neyi hayal ettiğin, nasıl gördüğün önemli. Sihirli değnek yok, formüller yok.
Barış içinde bakman, huzuru görmen ve mutluluğu istemen yaşamı, yaşamımızı belirliyor.
Bu bir hayal değil, pollyanacılıkta değil.
Bu sadece aklını ve duygularını ne yöne yönlendirdiğin ile ilgili.
Hayatında neyin ne kadar olmasını istediğinle ilgili...
Barışı yakaladığında göreceksin ki, cennet bu aslında.
Çok uzakta değil. Yakında.
Cennette cehennemde sen de, siz de. "
Cenneti görme umudumu kaybetmeden hayal ediyorum, edeceğimde.
İstiyorum, umut ediyorum, bekliyorum.
01.09.13
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder