tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2013 Salı

22-23 Nisan Tatile Devam



Evet, arada kızışmalar olsa da tatil devam ediyor. Küçük kız öğle uykusunu uyurken yazmak istedim.  

Çocuklarla tatil yaparken tatil beklentilerinizi gözden geçirmeniz, tatilin keyfini artıran ya da kaçıran en önemli unsur bence. Biz çocuklarla tatile çıkarken, optimum rahat hareket edebileceğimiz şekli daha çok çocuklar üzerinden sağlamaya çalışıyoruz. Onlar rahatsa biz de rahatız şeklinde ama bunun dozunu kaçırmamak lazım. Çocukların alışık oldukları düzene de biraz dikkat edince tatilin keyifsiz olması zor, yani tatilde de çocukların düzenine göre ayarlamalar yapmak bizi şu ana kadar olumsuz etkilemedi. Örneğin; yapacaklarımızı öğle uykusunu uyuyacak şekilde ayarlamak gibi,  Ama yemesi şöyle olsun, şurda yesin, şöyle giyinsin, şunu yapsın'a takılmıyoruz. O zaman da daha rahat oluyor herkes. 

Oteli de herkesin daha rahat hareket edebileceği, daha kontrolün kolay sağlanabildiği şekilde ayarlamak da önemli. Bu nedenle butik oteller daha keyifli geliyor bize, daha az insan, daha göz önünde mekan. Otururken gözünüzle takip etmek daha kolay oluyor. Çocuklarla herşey dahil otellere de gittik. Evet, herşey önünüzde, sürekli yiyiyorsunuz ama kalabalık ve o kargaşa, koşturmaca bizi yoruyor. Çocuklarla sakin mekanlar daha tail havası sağlıyor bize. 


Zeytin Ada
Şu anda bu iki günü düşünürsem, hava güzel. Hava düne göre bugün daha güzel. Dün biraz daha rüzgarlıydı. Sabah geniş geniş bir kahvaltı, bir o koltukta güneşlen, bir bu koltukta güneşlen derken, öğleden sonra
Zeytin Ada
 turist edasıyla geldiğimiz Bodrum'u gezelim dedik. Çocuklara Kale'yi, Zeki Müren Evi'ni gösterelim istedik. Ama pazartesileri müzelerin kapalı olduğunu unuttuğumuz için gezme şansı bulamadık. Bodrum içinde turladık, dondurma, kahve keyfi, tabi sahilde keyif yaparken çocukların denize taş atma istekleri bir deniz sefasına dönüşerek, gerginlik biraz tırmanmış olsa da biz hiç istifimizi bozmamaya çalıştık. 

Otelimiz, sessiz, sakin, rahat, keyifli, yeşillikler arasında. Çalışanlar canayakın ve yardımcı. Otelde yemekler güzel,var olan menü üzerinden istediğiniz şekilde ayarlamalara da açıklar. Bu durum bizim gibi çocuklular için iyi bir şey bence. 

Tabi başta da dediğim gibi, tatilden keyif almak beklentinize ve ayrıntılara ne kadar takıldığınıza göre değişiyor. O nedenle biz de çocuklar olduktan sonra tatil anlayışımızı değiştirdik. 
Söz konusu çocuklar olunca oyunu kimin kazanacağı belli değil mi? 


Hasta ve inatçı



11 Mart 2012 Pazar









Bir Hafta Sonu Kaçamağı: Roma
Geçen hafta yaptığımız bir hafta sonu kaçamağında yolumuz Roma’ya düştü. Sanat ve tarihin bir arada olduğu bu zamansız mekanı, elimizde harita sokak sokak gezmenin keyfi bir başkaydı. Şansımıza bir bahar havası da gezimizde bize eşlik etti. Roma’nın bir turdan çok sokak sokak gezerek tadının çıktığını söyleyebilirim. Uçaktan inip de otele bavulları atar atmaz yollara döküldük. Hiç araç kullanmadan o cadde senin bu meydan benim dolandık. Bize tavsiye edilen bazı yerler dışında gözümüze kestirdiğimiz yerlerde de durarak bir şeyler içerek ya da atıştırarak dinlendik.
Kaldığımız otel olan “Alexandar Otel “ merkezi bir yerde, küçük ama gerçekten temiz ve hoştu. İspanyol Merdivenlerine yakın olması işimizi çok kolaylaştırdı. Oda kahvaltı fiyatı da çok uygundu. Zaten yatmadan yatmaya kullandığımız için de bu durum çok işimize geldi. Her köşe başında kestane kebap satan Hintlilere rastlamak beni çok şaşırttı. Roma’ya gidip de bu manzarayla karşılaşacağımı görmek ilginçti. Ana caddelerin dışında ara sokaklarda da birbirinden şık butiklere ya da ayakkabıcılara rastlayacağınızı bilmenizi isterim, bu anlamda hazırlıklı gitmekte fayda var. Tabi bu arada bahsettikleri kadar havalı İtalyan kadın ve erkeklere rastladığımızı söyleyemeyeceğim, bu durum hepimizde biraz düş kırıklığı yarattı.
Tavsiye üzerine yemek yemeğe gittiğimiz yerler, yerel halkın gittiği turistik yerler olmadığından gerçek İtalyan mutfağının leziz yemeklerini denememiz açısından çok zevkliydi. Bizim gibi yemeği keyif olarak gören kişiler için, tam bir ağız tadıyla yemek yediğimizi ve tatların damağımızda kaldığını söyleyebilirim. Alla Rampa, Dal Bolognese, Alfredo, Cantina & Cusına bu isimlerden bir kaçı. Yanındaki sohbeti de cabasıydı. Denediklerimizden gündelik ya da turistik yerlerde tam anlamıyla gerçek tatları alamayacağınızı söyleyebilirim. Bu nedenle görüntüleyebildiğim yerlerin fotoğraflarını çektim. Tabi ambiansı nedeniyle görüntüleyemediklerim de oldu.
Atlamak istemediğim bir şey daha var ki, pazar günü Vatikan’da yapılan Papa’nın Pazar ayinini görme şansına da erdik. Çeşitli yerlerden ve ülkelerden bir sürü insan Papa’yı görmek için meydanı doldurmuşlardı. Gerek Vatikan’ın içi gerekse kalabalık çok etkileyiciydi. Ne yalan söyleyeyim, o grubun bir parçası olma hissini uyandırıyordu.
Uzun lafın kısası, 2 günlük bir gezinin içine o kadar çok keyifli ayrıntı sıkıştırmışız ki, hangi birini anlatacağıma karar veremedim. Şunu söyleyebilirim ki, yoğun koşuşturmalar içerisinde, bu iki günlük gezi benim için tam bir nefes oldu, motivasyonumun düştüğü bir anda bana güç verdi. Arada böyle molalar vermenizi tavsiye ederek yazıma son veriyorum.
Herkese keyfini çıkaracağınız güzel zamanlar dilerim.

Problem Çözme Süreci - 2