ZAMAN MEFHUMU
Bazı şeyler doğuştan öğrenilmiyor, öğretmek, göstermek,
denetmek, deneyimlemek gerekiyor. Çocukların olayları zihninde somutlaştıracak
yaşantılarla karşılaşması önemli.
Emre sakin bir bebeklik ve ilk çocukluk geçirdi. Uyumlu bir
çocuktu, küçüklükten itibaren neyi neden yapması gerektiği konusunda her şeyi
anlayabildiği şekilde, bizim de dilimizin döndüğü biçimde anlatmaya çalıştık.
Çoğunlukla da süreç içerisinde yapılması gerekenlerle ilgili çok da sıkıntı
yaşamadık. Tabi yaşının büyümesi ve okul
çağının başlamasıyla, zaman ve zamanla birlikte sorumluluklar daha önemli bir
hal almaya başladı. Geçen yıl 1. Sınıfa başladıktan sonraki süreçte bazı
sıkıntılarımız oldu. Neyi ne zaman
yapacak ?, Ne kadar süre ayıracak ?, Hangi sorumluluğu önceliğine alacak? Gibi
konularda biz de evde zaman zaman gerginlikler yaşadık. Deneye yanıla bir yol aldık. Tabi her süreç
bireysel ve kişiye özgü değerlendirilmelidir. Bu noktada yaratıcılığın, sabrın
ve güvenin önemli kavramlar olduğunu düşünüyorum. Böyle süreçlerde kaygıyı
artırmadan, motive ederek verilecek destek çok çok önemli. Hele ki, Emre gibi
temkinli yapısı olan çocuklar da.
Her şey bir süreç, olgunlaşma ve çocuğun hazır oluşluğu
dikkate alınması gereken önemli etkenler. Yeni olan her durum için geçerli
aslında bu söylediklerim. Çocuklar bizlerden daha çok esnek olsalar da, yeni
durumlar onların gözünde belirsizliği ifade ettiği için biraz daha kaygı
vericidir. Duygularını bizim gibi gösterme becerilerini daha kazanamadıkları
için kendilerini ifade etme konusunda tali yolları tercih edebilirler.
Konuyu saptırmadan; Emre şu anda 2. Sınıfta; zaman ve sorumlulukları
anlamında sıkıntı demek istemiyorum, gelişimi devam etmekte ama bazı noktaları
oturtmayı başardık. Bunun nedeni de biraz da olgunlaşması. Kısaca bir bilgiyi
paylaşmak iyi olacaktır: “zaman”
kavramı ve zamanla ilgili diğer kavramlarla ilişkiler 9.
Yaşın önemli kazançlarından biridir. Bu yaşa kadar zaman algısı daha somuttur.
Örneğin; 2 çizgi film süresi kadar, 3 kere yatacağız kalkacağız gibi. Saat ile
ilgili bilgileri de 8-9 yaş arasında hatta sonrasında daha sağlıklı öğrenebilecektir.
Ara ara her çocuk gibi Emre de sınırları deneme girişimleri
içine girse de uygulamada tutarlı davranınca geri adım atıyor ve yoluna devam
ediyor. Anne baba olarak atlamalar, tutarsızlıklar ya da gevşemeler olduğunda
çocukların bunları hemen dikkate aldığını ve durumu değerlendirdiğini
gözleyebilirsiniz. Takibi biraz azalttığımızda Emre de hemen gevşeyebiliyor.
Diyeceksiniz ki, nereye kadar? Okul yaşamında ilk 4 yıl önemli bir süreç. Yapılan araştırmalarda ilk 4 yıl alınan eğitim
ile (bu eğitimi sadece akademik olarak almamak önemli!)daha büyük yaşlardaki
başarı arasında ciddi bir korelasyon bulunmakta. O nedenle bir şeyler oturana
kadar atlamamakta fayda var. Gelelim sadede. Fikir vermesi anlamında yaptığım
bu paylaşım sizlerin yaratıcılığınızla daha da gelişebilir.
-
Emre’ye bir saat hediye ettik.
-
Saatin nasıl kullanıldığını öğrettik. (Akrep
şuraya gelince, yelkovan şu sayının üstüne gelince gibi aktarmaya çalıştık. )
-
Somut bir programı beraber yapıp masasına astık.
Yapacağı etkinliklerin sürelerini belirledik. Dakikalar üzerinden programladık
ve saatinde gösterdik. Tabi ki bu dakikalar duruma göre uzayabilir ya da
kısalabilir. Başlayış ve bitiş saatini bilmek iyi geldi.
Bazı noktaları oturtana kadar ciddi takip
ettim. Bu şekilde “hadi”lemek ya da bir şeyi on kere söyleme derdi de azaldı.
Çünkü saatte gösterilen süre içinde yapmayınca otomatikman olası sonucu
yaşayacağını deneyimledi. Ödevini zamanında yapmayınca izlemek istediği çizgi
filmi kaçırmak ya da oyun oynayamamak gibi. Bir de hem bizim hem de onun için neyi
ne zaman yapacağı konusundaki belirsizlikte ortadan kalktı. Çocuklar düzeni
sever, neyi ne zaman yapacaklarını bilmek isterler. Bu da düzenin
somutlaşmasını ve yapacakları, zamanı konusunda itiraz etmesini
azalttı.
Şu anda ödev yapma zamanı, çizgi film
seyretme ya da kitap okuma, yatma, yemek yeme saati gibi zaman dilimlerinin
belli olması hem bizim için de hem de onun için de daha belirginleşti ve
işimizi kolaylaştırdı diyebilirim. (Tabi ki kafasına göre hareket ettiği
zamanlar oluyor, bizler o kadar sıkı yönetim uygulamıyoruz.) Her şey tam oturdu
diyemem, arada denemeler oluyor, olacakta. Özellikle annesi olarak bana daha
çok buğuz yapabiliyor, arada ben de gerilip patlamalar yaşasam da, genelde
kaprislerini görmemeye ve güler yüzle karşılamaya çalışıyorum. Kaprisine gergin
cevap verdiğimde bu gerginlik daha da artıyor. Bu durumda çocuğun çatışmayı
bitirmesini beklemek yanlış olur, yetişkinler olarak bizlerin bu çatışmayı
uzatmaması, sakin kalabilmesi önemli.
Şu noktada diyebilirim ki, sürekli bir
şeyleri değiştirmekte iyi değil. Bir davranışın oturabilmesi için ne olursa
olsun zamana ve tutarlılığa ihtiyaç var. Hemen pes etmemek önemli. Yaptığınız
şey ne olursa olsun ebeveyn olarak sezgilerinize kulak verin, çocuğunuzun gelişimi ve ihtiyacı için
iyi geleceğini düşündüğünüz şey için pes etmeden devam edin.
2 yorum:
Çok faydalı bir yazı olmuş. Yaptığınız program bile alıp aynen uygulanabilecek cinsten.
Bir yetişkin olarak bir önerim olacak, ama çocuk yetiştirme açısından anlamlı mıdır bilmiyorum:
Mesela ödev yapmaya 40 dk. ayrılmış olsun. Her zaman 40 dk sürmeyecektir. Ancak bunun ne kadar sürdüğünün de çocuk tarafından algılanabilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün 20 dk.da bitti mesela, çünkü Matematik vardı ve matematiği çok seviyor diyelim. Çocuk büyüyüp ilerde kendi planlamasını yaparken bu bilgiyi kullanabilir gibi geliyor: Hmm şuna daha fazla zaman ayırsam olur ya da şunu şu kadar sürede bitiririm gibi..
Ben yetişkin olarak bunun sıkıntısını çekiyorum mesela, bi işe vakit ayırıyorum ama aslında onu gerçekte ne kadar sürede bitirdiğimi (internete bakma, yorum yazma gibi :P) ölçmüyorum. Sonra da gelip yöneticim "Bunu ne kadar sürede yaptın/yapabilirsin?" dediğinde öngörüde bulunamıyorum.
Böyle bir alışkanlık faydalı olur gibi geldi, ama bilmiyorum uygulanabilen bişey mi...
HAKLISIN KUZEN BU PROGRAMA YANSITILABİLİR TABİİ Kİ.... YORUMUN İÇİN TEŞEKKÜRLER:)
Yorum Gönder