12 Nisan 2012 Perşembe

ANNELİK DENEYİMLERİM-2


ZAMAN MEFHUMU
Bazı şeyler doğuştan öğrenilmiyor, öğretmek, göstermek, denetmek, deneyimlemek gerekiyor. Çocukların olayları zihninde somutlaştıracak yaşantılarla karşılaşması önemli.
Emre sakin bir bebeklik ve ilk çocukluk geçirdi. Uyumlu bir çocuktu, küçüklükten itibaren neyi neden yapması gerektiği konusunda her şeyi anlayabildiği şekilde, bizim de dilimizin döndüğü biçimde anlatmaya çalıştık. Çoğunlukla da süreç içerisinde yapılması gerekenlerle ilgili çok da sıkıntı yaşamadık. Tabi yaşının büyümesi  ve okul çağının başlamasıyla, zaman ve zamanla birlikte sorumluluklar daha önemli bir hal almaya başladı. Geçen yıl 1. Sınıfa başladıktan sonraki süreçte bazı sıkıntılarımız oldu.  Neyi ne zaman yapacak ?, Ne kadar süre ayıracak ?, Hangi sorumluluğu önceliğine alacak? Gibi konularda biz de evde zaman zaman gerginlikler yaşadık.  Deneye yanıla bir yol aldık. Tabi her süreç bireysel ve kişiye özgü değerlendirilmelidir. Bu noktada yaratıcılığın, sabrın ve güvenin önemli kavramlar olduğunu düşünüyorum. Böyle süreçlerde kaygıyı artırmadan, motive ederek verilecek destek çok çok önemli. Hele ki, Emre gibi temkinli yapısı olan çocuklar da.
Her şey bir süreç, olgunlaşma ve çocuğun hazır oluşluğu dikkate alınması gereken önemli etkenler. Yeni olan her durum için geçerli aslında bu söylediklerim. Çocuklar bizlerden daha çok esnek olsalar da, yeni durumlar onların gözünde belirsizliği ifade ettiği için biraz daha kaygı vericidir. Duygularını bizim gibi gösterme becerilerini daha kazanamadıkları için kendilerini ifade etme konusunda tali yolları tercih edebilirler.
Konuyu saptırmadan; Emre şu anda 2. Sınıfta; zaman ve sorumlulukları anlamında sıkıntı demek istemiyorum, gelişimi devam etmekte ama bazı noktaları oturtmayı başardık. Bunun nedeni de biraz da olgunlaşması. Kısaca bir bilgiyi paylaşmak iyi olacaktır:  “zaman” kavramı  ve  zamanla ilgili diğer kavramlarla ilişkiler 9. Yaşın önemli kazançlarından biridir. Bu yaşa kadar zaman algısı daha somuttur. Örneğin; 2 çizgi film süresi kadar, 3 kere yatacağız kalkacağız gibi. Saat ile ilgili bilgileri de 8-9 yaş arasında hatta sonrasında daha sağlıklı öğrenebilecektir.
Ara ara her çocuk gibi Emre de sınırları deneme girişimleri içine girse de uygulamada tutarlı davranınca geri adım atıyor ve yoluna devam ediyor. Anne baba olarak atlamalar, tutarsızlıklar ya da gevşemeler olduğunda çocukların bunları hemen dikkate aldığını ve durumu değerlendirdiğini gözleyebilirsiniz. Takibi biraz azalttığımızda Emre de hemen gevşeyebiliyor. Diyeceksiniz ki, nereye kadar? Okul yaşamında ilk 4 yıl önemli bir süreç.  Yapılan araştırmalarda ilk 4 yıl alınan eğitim ile (bu eğitimi sadece akademik olarak almamak önemli!)daha büyük yaşlardaki başarı arasında ciddi bir korelasyon bulunmakta. O nedenle bir şeyler oturana kadar atlamamakta fayda var. Gelelim sadede. Fikir vermesi anlamında yaptığım bu paylaşım sizlerin yaratıcılığınızla daha da gelişebilir.
 Biz “Zaman”ı planlama konusunda ne yaptık?
-          Emre’ye bir saat hediye ettik.
-          Saatin nasıl kullanıldığını öğrettik. (Akrep şuraya gelince, yelkovan şu sayının üstüne gelince gibi aktarmaya çalıştık. )
-          Somut bir programı beraber yapıp masasına astık. Yapacağı etkinliklerin sürelerini belirledik. Dakikalar üzerinden programladık ve saatinde gösterdik. Tabi ki bu dakikalar duruma göre uzayabilir ya da kısalabilir. Başlayış ve bitiş saatini bilmek iyi geldi.
Bazı noktaları oturtana kadar ciddi takip ettim. Bu şekilde “hadi”lemek ya da bir şeyi on kere söyleme derdi de azaldı. Çünkü saatte gösterilen süre içinde yapmayınca otomatikman olası sonucu yaşayacağını deneyimledi. Ödevini zamanında yapmayınca izlemek istediği çizgi filmi kaçırmak ya da oyun oynayamamak  gibi. Bir de hem bizim hem de onun için neyi ne zaman yapacağı konusundaki belirsizlikte ortadan kalktı. Çocuklar düzeni sever, neyi ne zaman yapacaklarını bilmek isterler. Bu da düzenin somutlaşmasını ve yapacakları, zamanı konusunda itiraz etmesini azalttı.

Şu anda ödev yapma zamanı, çizgi film seyretme ya da kitap okuma, yatma, yemek yeme saati gibi zaman dilimlerinin belli olması hem bizim için de hem de onun için de daha belirginleşti ve işimizi kolaylaştırdı diyebilirim. (Tabi ki kafasına göre hareket ettiği zamanlar oluyor, bizler o kadar sıkı yönetim uygulamıyoruz.) Her şey tam oturdu diyemem, arada denemeler oluyor, olacakta. Özellikle annesi olarak bana daha çok buğuz yapabiliyor, arada ben de gerilip patlamalar yaşasam da, genelde kaprislerini görmemeye ve güler yüzle karşılamaya çalışıyorum. Kaprisine gergin cevap verdiğimde bu gerginlik daha da artıyor. Bu durumda çocuğun çatışmayı bitirmesini beklemek yanlış olur, yetişkinler olarak bizlerin bu çatışmayı uzatmaması, sakin kalabilmesi önemli.
Şu noktada diyebilirim ki, sürekli bir şeyleri değiştirmekte iyi değil. Bir davranışın oturabilmesi için ne olursa olsun zamana ve tutarlılığa ihtiyaç var. Hemen pes etmemek önemli. Yaptığınız şey ne olursa olsun ebeveyn olarak sezgilerinize kulak verin, çocuğunuzun gelişimi ve ihtiyacı için iyi geleceğini düşündüğünüz şey için pes etmeden devam edin.  

2 yorum:

Yazmak iyidir... dedi ki...

Çok faydalı bir yazı olmuş. Yaptığınız program bile alıp aynen uygulanabilecek cinsten.
Bir yetişkin olarak bir önerim olacak, ama çocuk yetiştirme açısından anlamlı mıdır bilmiyorum:
Mesela ödev yapmaya 40 dk. ayrılmış olsun. Her zaman 40 dk sürmeyecektir. Ancak bunun ne kadar sürdüğünün de çocuk tarafından algılanabilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün 20 dk.da bitti mesela, çünkü Matematik vardı ve matematiği çok seviyor diyelim. Çocuk büyüyüp ilerde kendi planlamasını yaparken bu bilgiyi kullanabilir gibi geliyor: Hmm şuna daha fazla zaman ayırsam olur ya da şunu şu kadar sürede bitiririm gibi..
Ben yetişkin olarak bunun sıkıntısını çekiyorum mesela, bi işe vakit ayırıyorum ama aslında onu gerçekte ne kadar sürede bitirdiğimi (internete bakma, yorum yazma gibi :P) ölçmüyorum. Sonra da gelip yöneticim "Bunu ne kadar sürede yaptın/yapabilirsin?" dediğinde öngörüde bulunamıyorum.
Böyle bir alışkanlık faydalı olur gibi geldi, ama bilmiyorum uygulanabilen bişey mi...

ayca ozbatir dedi ki...

HAKLISIN KUZEN BU PROGRAMA YANSITILABİLİR TABİİ Kİ.... YORUMUN İÇİN TEŞEKKÜRLER:)

Problem Çözme Süreci - 2