NEDEN DUYGU FANUSU ?
Geçenlerde biri sordu bana, bloğuma neden bu ismi verdiğim ile ilgili. Bu konuyu burada da paylaşmak istedim.
Düşündüğüm nokta şuydu: Son dönemde insanların belli duygulara odaklandığını görüyorum. Lanse edilen ve herkes tarafından olması gerekiyormuş gibi yaşanan, moda olan "sonsuz mutluluk" hayalleri var etrafta. Hep mutlu olmak, hiç üzülmemek, hiç öfkelenmemek, hiç kızmamak, hiç sıkılmamak gibi. Halbuki duygular o kadar geniş ve çeşitli ki ve hepsi insan için ve insana özgü.
Yaşam içerisinde bir duyguya odaklanmak ve hep o duyguyu yaşamak mümkün değil. Çünkü insan da, yaşam da stabil değil. Gözlediğimde, son dönemde çocukların da duygu repertuarı çok geniş değil. Biri, "bugün mutsuzum" dediğinde, herkes panik oluyor sanki olmaması gereken bir şeymiş gibi. Ve mutlu olması için çevresinde pervane olunuyor. Şartlar zorlanıyor.
Gerçekçi bir gözle bakarsak; hep mutlu olunan bir dünya yoktur.
Ve böyle ütopik bir dünyanın sunulmasını doğru bulmadığımı belirtmek isterim. Özellikle çocuklukta sunulan böyle bir şişme hayal dünyası gerçekleşmediğinde yarattığı hayal kırıklığı yanında benliğe de ciddi yaralar açar.
Bir duyguyu yaşamadan, bilmeden, o duyguyla ilgili bir deneyim kazanabilir mi insan?
Bazen bazı şeyler çözümsüz kalabilir, bazen bazı şeyler canımızı sıkabilir ya da kıskandırabilir bizi. İnsan yaşamda her duyguyla belli oranda karşılaşmalı, deneyimlemelidir. Çünkü insan tanıdığı duyguyu bilir, bildiği duyguyla daha kolay başedebilir.
Çocukların da her duyguyu yaşamasına fırsat verilmelidir. Kendi yolunu bulmasına, kendini o duyguyla başedebilecek deneyime ulaştırmasına....
Çünkü hayat sadece belirli duygulardan oluşmuyor.
Hayat denen fanusun pek çok rengi, duygusu var.
Ve bu duyguları yaşamaktır hayat.
22 Kasım 2012 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
Aydınlık Gazetesi Kitap Eki'nde yazı yazan Ülkü Tamer'in 18 Temmuz 2014'deki "Gençlik Kitapları Nerede?" yazısı düşü...
-
Uzlaşı - 1.bölüm Konu olarak aldığım başlık son dönemde aklıma takılan bir kavram olarak okumalarımda yer almaya başladı. Rüyalarıma...
-
Doğdukları gün ve bugün arasındaki zamanın ne kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum. Büyüdükçe zamanı biz mi hızlı yaşıyoruz yoksa gün geçtikç...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder