Bu aralar küçük yaş gurubundaki sosyal duygusal gelişim konusunda okumaya merak saldım. Okudukça merakım ve ilgim daha da artıyor. Şunu daha çok farkediyorum özellikle ülkemizde küçük yaşlarda bilişsel alanın gelişimine verilen değer, sosyal ve duygusal boyuttan daha öteye geçmiş durumda. Yurt dışı kaynakları okudukça yurt dışında ise bilişsel düzeyden önce sosyal ve duygusal boyutun gelişimi geliyor."Çocuğun erken yaşta sosyal ve duygusal becerileri geliştikçe daha iyi konsantre olup, daha çok çalışmak ve yeni şeyler üretmek isteyecektir." noktasından hareket ediliyor. Bu konuda okuduklarımı sizin için de derleyip paylaşmak istedim.
Bu nedenle de ebeveynlere çocukları için şöyle 5 amaç sunabiliriz:
- Çocuğunuza olan algınızı açık tutun. Herkesin yoğunluğunun olduğu, meşguliyetlerinin olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Ebeveyn olarak pek çok sorumluluğumuz ve yapmamız gereken şeyler var. Ancak çocuğunuzla olan problemlerin ya da sıkıntılı durumların farkında olup büyüyüp iltihaplanmasına izin vermeyin. Üzgün, öfkeli, herzamankinden farklı bir duruş sergileyip sergilemediği konusunda gözlemci olun.
- Öğretmenleriyle iletişimi geliştirin. Bir sıkıntı ya da olumsuz durum olmasa da öğretmenleriyle iletişim halinde olup çocuğunuzun gelişimini takip edin. Böylelikle bir şey sorun olmadan da yakalayabilir ve önleyebilirsiniz.
- Çocuğunuzun sosyal becerileri üzerinde durun. Çocuğunuzun sadece akademik olarak değil, sosyal olarak da başarılı olması için yardım edin. Okul sadece not alınan ya da bilgi merkezi değil, aynı zamanda başka insanlarla bir arada olmanın ya da yaşamanın öğrenildiği bir ortamdır. Okulda mutlu olan çocuk, daha iyi odaklanır ve daha iyi çalışır. Sadece okulu akademik bir ortam olarak düşünen kişi büyük bir yanılgıya düşecektir..
Çocuklara sosyal becerilerini geliştirmek için ne yapabiliriz?
- Yeri geldiğinde sonuçlarıyla karşılatırabileceğiniz, takip edebileceğiniz kurallar koyun. Çok kural koymak değil, takip edilebilir kurallar koymak önemlidir.
- Kararlı ve dengeli olmak için, evde düzen kurun. Yatma zamanı, yemek vakti, gibi.
- Çocuğunuzun empatik yaklaşımını geliştirin.
- Başkasının canını acıtmadan, surat asmadan öfkesini, hayalkırıklığını, üzüntüsünü ya da engellenmişliğini uygun yollarla nasıl açıklayabileceği konusunda yardım edin.
- Yönetebileceğiniz temel kurallar oluşturun: vurmak, tekme atmak, ısırmak, tükürmek ya da başkasının canını acıtacak sözler kullanmak yok gibi.
- Çocuğunuzun sizden bağımsızlaşmasına destek olun. Çocuğunuzun daha bağımsız olabilmesi ve büyümesi için şunları yapabilirsiniz:
- Çocuğunuza kıyafetlerini toplamayı, kendi kendine giyinmeyi, çantasını toplamayı, sabahları saatini kurup kendi kendine kalkmayı, odasını ve eşyalarını kendi kendine toplamayı ve organize etmeyi öğretin.
- Küçük çocuklarda puzzle gibi oyuncak ya da oyunları kendi kendine tamamlamasına izin verin. Okul dönemindeki çocuklarda ödevini yaparken ya da bir projesini hazırlarken ya da kitap çalışmasını tamamlarken yanında oturarak yardımcı olmayın. Okul sorumlulukları ebeveynin değil, çocuğundur. Sağlıklı olanı, çocuğunuz yaptıktan sonra yönergesine uygun yapıp yapmadığını kontrol etmenizdir.
- Ev içinde ya da dışında sizden yapmanızı beklemeden yapabileceği sorumluluklar verin. Mesela, kirlilerini çamaşır makinasına yerleştirmesi, masayı kurması, temizlemesi, odasının temizliği ya da düzenini kendinin yapması, çöpü atması, kendi suyunu alması ya da karnını doyurması gibi.
- Çocuğunuzla iletişim halinde olun. Çocuklar ne kadar kötü ya da uç bir şey olsa da, anne babalarıyla konuşmaktan korkmamalıdır. Anne babanın sevgisi, koşulsuz bir sevgidir. Bazen hayalkırıklıkları ya da istenmeyen sonuçlarla karşılaşılsa da çocukların her ne olursa olsun "annem babam yanımda!" duygusunu hissetmesi önemlidir. Eğer anne babalarının onlara güvendiğini ve sevdiğine inanmazlarsa bu inancı onlara verecek başka kişiler ve yollar bulacaklardır. Bunun için,
- Her gün bir kaç dakika bile olsa çocuğunuzla konuşun.
- Telefonu, bilgisayarı, televizyonu bir kenara koyun ve sadece çocuğunuzla geçireceğiniz bir zaman dilimi yaratın.
- Konuşurken başka şeylerle ilgilenmeden çocuğunuza bakarak konuşun.
- Çocuğunuzla , sizinle hangi tonda ve kelimelerle konuşulmasını istiyorsanız öyle konuşun.
- O gün zorlu bir gün bile olsa, her gün çocuğunuza olan sevginizi ifade edin.
Zaman zaman bir anne baba için yaşam şartları yoğun ve zor olsa da çocuklarımızın daha sağlıklı olabilmesi için en iyisini yapmayı denemeliyiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder