19 Aralık 2014 Cuma

Memleket Meselesi


12-18 Aralık haftası yurdumuzda bildiğiniz üzere  "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası" olarak kutlanır.  Tüketim bilinci yanında yerli olan üretime sahip çıkmayı ve  geliştirmeyi amaçlayan bu girişim, Atatürk zamanında Devletçilik ilkesine dayanarak değerlendirilmesi istenen bir yatırım olarak tasarlanmış. Ama sonrasında belli çıkarlarında devreye girmesiyle anlamını yitirmiş bir memleket meselesi aslında. 

Çocukluğumdan kalan, evden okula  yiyecekler getirerek sınıfta hep beraber kutladığımız bir gün olarak hatırlarım yerli malını. Yerli Malı Haftası sonraları kitaplarda, sözde ve görünüşte kutlanır oldu.


Sonra neden bu bakış unutuldu? Neden bu kadar tüketen ve bize ait olana sahip çıkamayan bir noktaya geldik? Çocuklarımız tutumlu olmayı ne kadar biliyor? Bilinçli tüketimin ne kadar farkındalar? Memleketimizin yer altı, yer üstü ve kültürel değerlerine ne kadar sahipler? konusunda öz eleştiri yapabilmemiz önemli. 

Şimdiki çocuklara   "yerli malı ne demek?", neler yerli malıdır? gibi sorular yönelttiğinizde, yaşantımızla bağlantılı bu tür kavramları bilmedikleri ortaya çıkıyor. Okullarda öğretilen konu ve kavramların yaşantı ile bağlantısını düşündüğümüzde, hayatın içinden olan ve  aslında kültür dediğimiz şey'le ilintili bu tür kavramların eğitim ve öğretimden uzak olması şaşırtıcı değil mi?

Serbest piyasanın iyice yurdumuza girmesiyle yerli malı olarak hiçbir şeyin kalmadığı, her şeyin yabancılaştığı, özümüze ait olan şeylerin yok olmaya yüz tuttuğu şu son dönemde,  yemek ustası Refika Birgül memleketimizin değerlerini ön plana çıkaracak ve yerli malını canlandıracak bir projeye imzasını attı. TED Rönesans Koleji ile ortaklaşa yürütülen bu proje ile tekrar bize ait olan yurdumuzun güzelliklerini gündeme taşıyarak yerli malının tekrar eski değerinin dalga dalga yaygınlaştırılması amaçlanıyor. 

Her sokağa çıktığımızda çocuklarımıza her istediklerini alarak, medyada ön plana çıkarılan markaları "Herkes alıyor ya da yapıyor.Şimdi almazsak kendini kötü hisseder. " diye meşrulaştırarak bu kültüre katkı sağlayamayız. İhtiyaçlar doğrultusunda tüketmeyi ve ellerindeki ile yetinmeyi  hem bir model olarak hem de çocuklarımıza bir değer olarak vermeyi öğretmeden bilinçli tüketimi, tutumlu olmayı sadece sözde başaramayacağımızı unutmamalıyız.
  Tüketimden üretime var olan döngünün yine bize, bizim memleketimize bir katma değer olacağı bilinciyle hareket etmeli, uzun vadede bizim çocuklarımızın yaşayacağı bu dünya, bu ülke ve onların geleceğine etki edeceğini bilmeliyiz. Bu kültürün devamının sağlanmasının, çocuklarımız adına bizim sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. 

O nedenle bu memlekete ait olan yerli mallarını kullanmayı öncelikle tercih ederek hem tarımımıza, farklı sektörlerdeki üretim alanlarımıza hem de çocuklarımızın geleceğine sahip çıkacağımızı unutmayalım!!!
.   


Hiç yorum yok:

Problem Çözme Süreci - 2