6 Nisan 2015 Pazartesi
Konrad ya da Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk
11 yaşındaki oğlum Emre iyi bir okuyucudur. Bu aralar ergenliğin denizinde yüzmeye başlasa da, okur ve okumayı sever. Bazı okuduğu kitapları içeriğini bilmek ve anlamak adına ben de okurum. Belli etmese de bir kitabı ortak şekilde okumamızın hoşuna gittiğini düşünüyorum. Bir ortaklık yaratıyoruz aramızda.
Konrad ya da Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk kitabını okuduktan sonra bir gün konuşurken, "ben çok sevdim bu kitabı, sen de okumalısın" deyip baş ucuma getirince ben de kitabı okumaya başladım. Kitapla ilgili sır verdi, ser vermedi. "Oku, sonra konuşalım!"
Bir gün kapınız çalınıpta bir kutuda çocuk siparişiniz olduğunu görürseniz, ne yaparsınız?
Eğlenceli bir kitaptı. Gerçekten heyecanla ve eğlenerek okudum. Anne baba çocuk ilişkisi, anne babaların çocuk yetiştirme hallerini çocukça bir bakış açısıyla alan bu kitabı, sadece 9-11 yaş arası çocukların değil, ebeveynlerin de okumasını tavsiye ederim. Çünkü anne babalığa dair alt mesajları çok ironik bulabilirsiniz.
Kitabı okumamı dört gözle bekleyen oğlum bitirdiğimde hevesle yanıma gelerek nasıl bulduğumu sordu. Ve üzerine sohbet ettik.
En beğendiğimiz bölümlerin üzerine konuştuk. Detay veremiyorum belki okursanız diye, sihrini kaçırmamak lazım değil mi?
Ortak bir şeyler üzerine konuşuyor olmak ikimize de çok iyi geldi. Bizden uzaklaşmaya başladığı bu dönemde kitap üzerinden aktarmak istediklerimizi de rahatça konuşabildiğimizi farkettim.
Christine Nöstlinger'in bu eğlenceli kitabı, Günışığı Kitaplığından yayınlanmış.
176 sayfalık bu kitabı;
"Her yetişkinin gönlünde yatan “mükemmel çocuk”la dalga geçen, unutulmaz bir roman! " olarak bizlere sunuyorlar.
Okumaya ve okutulmaya değer bence. Yazarın diğer kitaplarını da tavsiye ederim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
Aydınlık Gazetesi Kitap Eki'nde yazı yazan Ülkü Tamer'in 18 Temmuz 2014'deki "Gençlik Kitapları Nerede?" yazısı düşü...
-
Uzlaşı - 1.bölüm Konu olarak aldığım başlık son dönemde aklıma takılan bir kavram olarak okumalarımda yer almaya başladı. Rüyalarıma...
-
Doğdukları gün ve bugün arasındaki zamanın ne kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum. Büyüdükçe zamanı biz mi hızlı yaşıyoruz yoksa gün geçtikç...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder