6 Ağustos 2015 Perşembe

Yolunuz Köylere Düşerse!


Datçadaydık.

Sadece deniz, kum, güneş değil, gittiğimiz yerlerde zaman varsa civar köylere gitmek ve yeni yerler görmek çok hoşuma gider. Babamdan kalma bir alışkanlık olsa gerek. Ama biz de ailece sevdik.

Datça’da bir akşamüstü yolumuz  Reşadiye Köy’ünden geçti ve köyde kahve içmek istedik. Köye girdiğimizde karşımıza heybetli, tarihi bir cami ve cami yanında bir kahve çıktı. Kahveye merdivenle çıkıyorsunuz. Çıktığınızda kahvenin yanında bir çocuk parkı var. Caminin etrafını dolanınca yanında camları kırık dökük eski bir okul, zamanında medrese olduğu da söyleniyor. Ece hemen parkta çocuklarla kaynaşıp oynamaya başladı. Caminin etrafında dolaştık, etrafı seyrettik.

Çocukları oynarken seyretmek; çocukluğumda babamın bizi götürdüğü köyleri aklıma getirdi. Babam  canımız sıkıldığında beni ve kız kardeşimi alır, yakın köylere götürürdü.
Giitiğimiz köylerde köy  kahvesinde otururduk. Babam  köylülerle çay içerken, ben de gazoz içerdim. Kız kardeşim gazoz içmeyi sevmezdi.  “İçince burnumdan fışkırarak çıkıyor.” derdi. Hala da içmez.  Büyükler sohbet ederlerdi.  Biz de etrafta gezinir, çevreye bakınırdık.  Değişik yollar, değişik köyler, değişik mekanlar, değişik insanlar ve değişik bakışlar ‘a tanık olurduk. Tarlaların içinden geçer, buğday başakları arasında gezer, ağaçlarla sarmaş dolaş olur, İznik Gölü ile oynaşırdık.  O zaman bizim çocuk gözümüzle “Heidi” olurduk kız kardeşimle. Kendi masalımızı yazar ve oynardık. Çok güzel hatıralar ve bence deneyimlerdi de. Çocuk olarak bu geziler hem ilginç gelir hem de hoşumuza giderdi. Çünkü farklı yerleri görür, farklı insanlarla da tanışırdık.

Reşadiye Köyünde, Rüzgar kahvede  kahve içerken ve çocukları seyrederken, tüm bu çocukluk hatıralarım aklıma geldi. Dün gibi ama çok uzakta kalan hatırlar. Türk kahvesi yanında tavsiye edilen anne kurabiyesi de lezzetiyle anı yüklüydü.  

Datça’ya yolunuz düşerse denizi, koyları dışında ziyaret edebileceğiniz, ağaçların altında sessiz, sakin bir kahve.  Yaşlılar oturmuş sohbette. Yakınında Hızırşah Köyü de var. Eski Datça’yı da gezebilirsiniz. O gün gezdiğimiz Şarap Evi'ni de unutmamak lazım.

Ben de çocuklarımın bizim çocukluğumuzdaki gibi tadı damaklarında kalan, akıllarına gelince herşeyleriyle hissettikleri anıları olsun istiyorum.  Ama bu anılar içinde hayalgücü de barındırınca çok daha etkili oluyor. Gezsinler, görsünler, herşeyiyle yaşasınlar gittikleri yerleri. Olduğu gibi, düzeltmeden, düzenlemeden…

Hiç yorum yok:

Problem Çözme Süreci - 2