25 Eylül 2015 Cuma

Bayram Vesilesi İle...



  Çocuklar ile 3-4 günlük tatilden sonra eve geri döndük. Bayramı evde , ailelerimizle geçirip bayramlaşmak istedik. Tatil güzeldi. Dinlendik, hem kendimizi hem de birbirimizi dinledik.

Bayramdayjen, aklımda olanı  sizinle de paylaşmak istedim.
  


Bayramın ilk günü eve döndük. Hazırlanıp aile ziyaretine başlamadan önce hazırlanalım dedik.  Giyim kuşam derken bizim oğlan önergenliğin verdiği atarlı tavırlarla onu giymem, bunu yapmam başladı inatlaşmaya. Aldım karşıma bayramda neden özenli ve temiz giyinilmesinin önemini anlatmaya başladım.  Neden benim özendiğimi, neden babasının traş olup  gömlek pantalon giydiğini dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. 11 yaşındaki oğlumuz rahat giyinmeye çok alıştığı için  ikna etmek çok kolay olmadı  ama konuşunca tam ikna olmasa da o da ona rahat gelecek bir gömlek ve şort giyip parfümünü sıkmayı kabul etti. 6 yaşına yaklaşan kızımız süslenmeyi de sevdiği için o hemen ikna oldu. Emre ile konuşurken farkettim ki; bayramlarda özenli olmanın hem kendimize hem de karşımızdakine saygı ile ilgili olduğunu çocuklarla ayrıntılı konuşmak hatta üzerinde tartışmak gerekiyor. Altında yatan bakışı anlamalarını sağlamak gerekiyor.  "Temiz ve özenli giyindim, bayram kutlamasına gittiğim kişiye, sana değer veriyorum demek" ile alakalı olduğunu paylaşmak gerekiyor.  Neyse bu arada  bayramlaşmaya gittiğimiz de aldığı iltifatlar çok hoşuna gitmedi değil yani.   El Öptüler, bayram şekeri, tatlısı yediler, yapılan sohbetlere katıldılar. Bol kahkahalı, keyifli, kalabalık bir aile yemeği ile ilk günü bitirdik. Bayramın çocuklar için en güzel kısımlarından biri de, anneanne ve dedelerinin, teyze ve kuzenlerinin klasik bayram hediyeleri yanında birer balık hediyeleri oldu. Hatırlayacakları da bir bayram hatıraları var artık.



Çocuklarda aidiyet duygusunu verebilmek bazı ritüeller ve usullerle yaratılır. Bir çocuk bir ülke, bir aile içinde doğsa da oraya karşı kendi aidiyet duygusunu geliştiremeyebilir. Bu yüzden bazı duyguları yaşatmak ve göstermek önemlidir.
Genel olarak son dönemde çevremde gördüğüm çocukların sorularından, paylaşımlarından anlıyorum ki, kültürel değerleri pek bilmiyorlar. Global bir nesil yetiştirmek, kendi özünden uzak bireyler olmaları demek değildir. Okyanusa bırakmadan önce kendi sularında balıkları yüzdürmek gerekir. Bunu da ilk olarak anne baba yapar.  Çocuklarla konuşmak, bize ait olanları nesillere aktarmak gerekir.     




Bu paylaşımlar aileleri birbirlerine yaklaştırırken, çocukların da bağlarını ve ait olma duygularını  güçlendirir. İnsanda en önemli duygudur bir yere ait olma duygusudur.

 Her neyse ben başa tekrar geri döneyim, dağıtmadan konuyu. Bayramın ilk günü bizim için önemliydi çocukken. Bayram kıyafetleri alınır, güzelce sabahtan giyinilir, eş dost akrabai bayramlaşmak için gezilirdi. Alacağımız bayram hediyelerini heyecanla beklerdik. Ben çok güzel anarım bayram hatıralarımı. Çocuklara da hep anlatırım. Şimdilerde geçmiştekinin aynısının olması çok mümkün değil ama bazı bayram ritüellerini de çocuklara yaşatıp onların da hatıra oluşturmalarını sağlayabiliriz düşüncesindeyim. 



Bu arada  farklı gibi gözükse de içiçe geçen, bizim oğlanla yaşadığımız duruma benzer  durumlar  karşısında anne babalardan gelen   "Bu ve buna benzer durumlarda çocukları  zorlamalı mıyız?" gibi sorular geliyor. Benim yanıtım ise;  bazı şeylerin usulü vardır, yeri ve zamanına göre davranma, giyinme ya da nasıl davranılacağının aktarımı ve sizin de bu tür durumlarda ebeveyn olarak model oluşunuz önemlidir. Çocuklara bu aktarımı yapıp ikna etmeniz önemlidir. Seçenekler sunup içinden seçmesini isteyebilirsiniz. Bu çocukların genel kültür oluşumunda önemlidir. 

 Son dönemde, akşam yemeği için gittiğimiz şık restaurantlarda eşofmanlı çocukları gözlüyoruz değil mi? Ya da 10-11 yaşına gelmiş ama çatal bıçak kullanımı gibi sofra adabını öğrenememiş çocukları... Tiyatro ya da konserlerde her arada alkışlayan seyircileri... İşte bu ve buna benzer durumlar, aynı bayram örneğinde olduğu gibi belli  rutinleri ve tutumları aktarmayı içerir. Bu aktarımlar, biraz önce de bahsettiğim gibi, kişiye hem aidiyet duygusu kazandırır hem de bir kültür oluşturur.  Anne baba olmak bu kültür geçişini sağlayabilmektir. Hem yaşam içerisinde gerekli olan genel kültürü hem de sizin ailenizde değer verilen tarafları, gelenekleri ya da bakışı çocuklarınıza verebilmektir. Bu değerleri çocuklar ailede öğrenir. Sonradan, yaşantı içinde görmeden, ders olarak okullarda öğrenemez.  

Konuyu nereden nereye getirdim.  Bayramdan söze başladık başka bir noktadan çıktık :)- Ama işim gereği, benzer durumlarda  bazen buna benzer sorularla karşılaşabildiğim için genel olarak paylaşmak istedim.  Benim aktardıklarım biraz kendi 17 yıllık mesleki deneyimlerime, biraz gözlemlerime, okumalarıma, biraz kendi ailemle yaşantılarıma dayalıdır. Amaç, siz de bir düşünme yaratabilmektir. 

Keyifli Bayramlar :)

Hiç yorum yok:

Problem Çözme Süreci - 2