31 Ağustos 2015 Pazartesi

Bir Adalet Mücadelesi: Hurricane


Pazar sabahı miskinliğimiz üstümüzdeydi. Kahvaltı saatinde yayılarak film seyretme fikri eşimle bana çok iyi geldi. Seçtiğimiz film, biyografik bir eser, hayat mücadelesini  anlatan bir filmdi.  Zaten filmde Denzel Washington olunca film bizi hemen içine çekti.




The Hurricane (1999) adıyla, ünlü boksör Ruby  Carter Hurricane'ın verdiği adalet mücadelesini anlatan filmin her karesi bizi filme bağlayarak; kah gözlerimiz dolarak kah  tüylerimiz ürpererek ekrana bağladı.  Filmin içindeki zamansal geçişler, filmin akıcılığı ve aktarımları güçlü ama aynı zamanda bize naif geldi. Film, politik sistemi, yargıyı da eleştiren ve sistem içerisindeki karanlık noktaları da açık bir şekilde ele alan bir filmdi. Nefesimizi tutarak izlediğimiz filmin kahramanı boksör Ruby Carter'ın özgürlüğü için verdiği adalet savaşı, beni son dönemde yaşadığımız ülkemizdeki gergin ve adaletten uzak ortama döndürdü. 



Şimdi ve burada baktığımızda; düşünemiyoruz, konuşamıyoruz, yazamıyoruz, tarafsız yargı için mücadele veremiyoruz, hakkımızı savunamıyoruz, eleştiremiyoruz. O zaman adalet bunun neresinde? ya da yargı adaletin neresinde? noktasını düşünmeden edemiyorum.  

Düşünce özgürse, adalet vardır, adalet varsa demokratik bir yönetimden söz edilebilir, demokrasi varsa okursun, yazarsın, konuşursun, düşünceni geliştirir ve birey olarak kendini daha özgürleştirecek bireysel haklarına sahip çıkarsın. Düşünce geliştikçe birey olmak için bir değer kazanırsın. Birey olmanın içinde vicdan da vardır, ahlak da vardır ama en önemlisi "saygı" vardır. İnsana "saygı". 
Bu saygı da eğitimle gelişir. Hiçbir zaman Amerikan yanlısı bir insan olmadım ama filmlerinde yansıtabildikleri eleştirel bakışlar, zaman zaman hükümetlerini, yargı sistemlerini sanat yoluyla bu kadar güzel yerebilmelerine gıpta ile baktığımı itiraf etmek durumundayım. Bundan dolayı da filmleri gösterimden kalkmaz, filmin yapımcı ve oyuncuları hapse girmez ya da işlerinden olmaz. (En azından ben böyle biliyorum. Farklı bir bilgi ya da deneyimi olan da olabilir!) 

Bizse, son dönemde düşüncelerini ifade ettiği için işinden olan tiyatro sanatçılarının yaşadığı adaletsizliği konuşuyoruz.

Bu filmde olduğu gibi biz de bir gün adaleti, düşünce özgürlüğünü ve birey olabilme mücadelemizi kazanırız. Filmi izledikten sonra umutsuz değilim. Yeter ki sabır ve kararlılığımızdan vazgeçmeyelim!



Hiç yorum yok:

Problem Çözme Süreci - 2