8 Kasım 2015 Pazar

DİLİN GÜCÜ


Babam edebiyat ve Türkçe konusunda iyi bir öğretmendir. Emekli olmasına rağmen hala öğretme becerisi eskisi gibi devam ediyor çünkü torununu yani oğlumuz Emre ile bir araya gelerek  Türkçe dilinin inceliklerini aktarıyor. Bir dersten öte dede-torun ilişkisi içinde sohbet ediyorlar. Emre’ye bu zamanların ne kadar iyi geldiğini dışarıdan biz görebildiğimiz gibi ders öğretmeni debu gözlemini belirtti.
Hatırlarım; eskiden öğrencileri, kendisinin verdiği temel bilgilerle  üniversite sınavında dahi çok iyi sonuçlar aldıklarını belirtirlerdi. Benim de öğretmenimdi. Okumaya merakım, dilbilgisi konusundaki dersleri, acemice de olsa düşüncelerimi yazmam konusunda cesaretlendirmesi hala günlük hayatımda canlı olan ve her an kullandığım ayrıntılar.
Bu bilgileri neden öğreniyoruz dediğiniz noktada, kendi anadilinize hakim olmanın; düşüncelerinizi,bildiklerinizi ya da vermek istediklerinizi karşınızdakine etkileyici bir şekilde aktarmakta  ne kadar önemli olduğunu vurgulamak isterim. Çünkü her yerde her şekilde iki kişi varsa iletişim vardır ve iletişimde dilden geçer. Diline hakim değilsen, kendini doğru bir şekilde aktarman çok zordur.
Son dönemde okul çocuklarında ya da ergenlerde gözlemlediğim en önemli noktalardan biri; konuyu bilselerde nasıl aktaracakları konusunda tıkandıkları için bildikleri ya da ifade etmek istediklerini de aktarmakta çok zorlanmalarıdır.
-“konuyu biliyorum ama nasıl anlatacağımı bilemiyorum.”
- “sorunun cevabını biliyorum ama anlatamıyorum.”
- “arkadaşıma sıkıntımı nasıl söyleyeceğim konusunda zorlanıyorum. Ben şimdi yanlış anlatırım, siz söyleseniz!”
“böyle demek istememiştim ama söyleyemedim doğru bir şekilde!”
gibi örnekleri çoğaltabilirim. Ama bu ve buna benzer ifadelerin, sizin de yakın çevrenizde gözlediğiniz,bildik ifadeler olduğunu  düşünüyorum.
Kitap okuma hayatımızda hep var, çocuklara da doğduktan kısa bir süre sonra kitap okumaya başladım. Hala yatma öncesi kitap okumak bir rutindir onlar için, değişen sadece kendilerinin okumasıdır. Bununla beraber temel bilgilerin kalıcı hale gelebilmesi için babam Emre ile geçen yıldan beri yazı çalışmalarına başladı. Gerçekten kendini ifade etmesi yanında sohbetlere bile daha rahat katılır oldu. Babamın bu konudaki fikirlerinin eskide kalmadığını, yeni literatür ve araştırmalarda da benzer şekilde olduğunu gördüm.
·         Yazı yazmanın gelişebilmesi için her gün bir şeyler yazmak önemliymiş. Sadece biçim olarak değil, düşünsel olarak da… Araştırmalar yazdıkça düşüncelerin akıcılığının arttığını ve yaratıcılığın daha açığa çıktığını söylemektedir. Bu nedenle yazma pratiğini hafife almadan, çocuklarımızın daha rahat kendilerini ifade edebilmesi için çok sık aralıklarla onlara yazı pratiği yaptırabilirsiniz. Sevdiği, ilgi duyduğu bir konuyla başlayabilirsiniz. Önce yazısının biçimsel oturabilmesi için bir kitaptan, gazete ya da dergilerden bir paragrafı yazdırmaya başlamak pratiği artırır. Ardından yazısı ve yazım kuralları oturduktan sonra ise serbest çağrışımla istediği bir konu ile ilgili kısa kısa bir şeyler yazmasını isteyebilirsiniz.  Sonrasında bir konu vererek o konuda yazmasına teşvik edebilirsiniz.
·         Evde konuşmak, sohbet etmek bazen belirli bir konuda bazen serbestçe çok etkili oluyor. Eve geldikten sonra ekranlara kilitlenmek yerine sohbete daha çok vakit ayırabilirsiniz.
·         Kendini yazılı ifade edebiliyor olmanın yetişkin hayatında önemli becerilerden biri olduğunu unutmayın. Karakteristik olması için tabi ki el yazısı önemli ama yazması için motive edecekse bilgisayarda yazmasına fırsat verin.

Tüm bunları toparlarsak, aslında işin özü kitap okuma alışkanlığı ile başlıyor. Okuyan, yazan ve konuşabilen bir nes
li tekrar hedef edinmemiz önemli. Anne babalar olarak; çocuğunuzu okuması, düşüncelerini sözel olarak anlatabilmesi ve gerektiğinde yazabilmesi için teşvik edin. Sıkılıyor ya da zorlanıyor diye bırakmayın. Yazar olmaları değil hedefimiz; kendini doğru ve düzgün ifade edebilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak. Böylece toplumlar konuşabilecek, fikirleri doğru aktarabilecek kısaca iletişimi sağlıklı kurabilecek hale gelirler.

Hiç yorum yok:

Problem Çözme Süreci - 2